HaberlerSon Dakika Gelişmeleri

Melih Gökçek ifadesinin kısalığı ihaleleri yeniden tartışmaya açtı

Melih Gökçek dosyası yalnızca kısa bir ifade tutanağı değil Ankara’nın yıllara yayılan ihale hafızasını da yokluyor. 36 firmanın iki dönemdeki işleri fiyat kırımları ve organizasyon kalemleri aynı masaya geliyor. İsim benzerliği ise soruları çoğaltıyor. Okur satırların arasında hem yargı temposunu hem belediye çıkarını hem de bağış riskini görecek. Perde aralandıkça tablo netleşiyor.

Melih Gökçek ifadesinin 2 saatin altında bitmesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi ihaleleri etrafındaki soruşturmayı yeniden alevlendirdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 36 firmanın Mansur Yavaş ve önceki dönemle bağını Emniyet Müdürlüğü üzerinden sordu. Avukat Nadi Türkaslan’ın 7 Ağustos’taki suç duyurusu geri planda kalırken gazeteci Murat Ağırel’in yurt dışı alım iddiası öne çıktı. İsim benzerliği Ahmet Gökçek’in oğlu İbrahim Melih Gökçek ile eski başkanı karıştırma riskini büyüttü. Yazıda ifadenin kısalığı, 36 firmanın dönemler arası tablosu, bağış riski ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin işaret ettiği denetim tedbirleri işlenecektir. Okur yargı temposunu, ihale fiyat farkını ve kurumsal önlem ihtiyacını birlikte değerlendirecektir.

Kısa ifadenin yargısal okuması ve isim karışıklığı

Bu noktadan sonra bakış, adliyedeki sürenin neden yadırgandığını ve hangi dosyanın masaya alındığını daha yakından kurcalamaya yöneliyor. Örgütlü suçlar biriminde görülen işlem, suç duyurusundaki geniş şema iddiasıyla yan yana konunca kamuoyunda tempo tartışması başladı. O oturumda eski büyükşehir başkanı hakkında saatlerce sürmesi beklenen bir sorgunun 2 saati bulmaması, iddianın ağırlığıyla süre arasındaki makası görünür kıldı. Avukat Nadi Türkaslan, 7 Ağustos’ta sundukları evrakın merkeze alınmadığı kanısına vardı çünkü deneyimine göre o hacimde belge olsa sorgu uzardı. Gazeteci Murat Ağırel’in yazısındaki yurt dışı apartman alımı iddiası ise aynı günün asıl izleği gibi okundu. İbrahim Melih Gökçek adının Ahmet Gökçek’in oğluna ait olduğu anlaşılınca, muhatabın kim olduğu başlı başına bir belirsizlik üretti. Belirsizlik giderilmeden kurulan her cümle hem hukuku hem kamuoyunu yorar.

Kamuoyunda Melih Gökçek ifadesinin kısalığı, yalnızca bir saat hesabı değil dosya seçimi meselesi olarak da okunuyor. Suç duyurusunda örgüt yöneticilerine dair şema bulunduğu belirtilmişken kısa süren işlem, hangi evrakın öncelendiğini düşündürüyor. Öncelenen başlık yurt dışı para gönderimi ise belediye ihale arşivi ikinci sıraya düşmüş demektir. İkinci sıraya düşen arşiv, yılların asfalt, peyzaj ve organizasyon kalemlerini bir çırpıda görünmez kılabilir. Deneyimli hukukçular, isim benzerliğinin sorgu planını saptırabileceğini ve bu sapmanın tutanakta açıkça düzeltilmesi gerektiğini vurguluyor. Düzeltilmeyen sapma, hem masumiyeti hem suçu aynı sisin içine iter. Sis dağılıp muhatap netleşmeden verilen her yorum acelecilik şüphesi taşır.

Adliye koridorunda önceki dönem belediye başkanı etrafında büyüyen beklenti, kısa tutanakla ters düşünce yorumlar sertleşti. Sertleşme, yargının temposunu siyasi bir mesaj gibi okuma alışkanlığından beslenir. Alışkanlık doğru da olabilir yanlış da ancak ölçü her zaman evrakın niteliğidir. Nitelikli evrak varsa 2 saat yetmez, yoksa 2 saat bile uzundur. Yetmezlik iddiası ancak sunulan belgelerin tek tek karşılanmasıyla test edilir. Test edilmeyen iddia spekülasyona dönüşür ve spekülasyon adalet duygusunu aşındırır. Aşınan duygu onarılmadan yeni bir ifade günü ilan etmek, aynı tartışmayı yeniden üretir.

36 firmanın iki dönemdeki ihale tablosu

Savcılığın Emniyet Müdürlüğü’ne yazdığı talep, Melih Gökçek döneminden kalan işlerle Yavaş dönemindeki işleri aynı listede görmek istemesinden doğdu. Listede 36 firmanın hangi başkanlıkta, hangi tarihte, hangi bedelle iş aldığı soruldu. Büyükşehir’in daha önce yaptığı kapsamlı çalışma sayesinde istenen veriler büyük ölçüde hazırdı. Mülkiye müfettişleri ve Sayıştay denetçileri belediyede zaten sık durduğu için arşiv boşluğu iddiası zayıftı. Asıl fark, aynı firmanın iki dönemde de iş alabilmesi ve ikinci dönemde kırım oranının yükselmesiydi. Yükselen kırım, kamuoyuna fiyat farkı olarak anlatıldı ve bu anlatı rakamla desteklendi. Rakamla desteklenen fark, geçmişte iş aldı diye bugün kapıyı kapatmanın kamu zararı üretebileceğini gösterdi.

Belediye çıkarını öne alan tercih, Ankara’nın eski büyükşehir yöneticisi döneminde kazanan bazı firmaların yeni dönemde de kazanmasına yol açtı. Bu süreklilik partililer arasında eleştiri konusu oldu çünkü siyaset bazen cezalandırıcı bir ihale ahlakı bekler. Beklenti ile idarenin hesabı çatışınca başkan, eleştiriye rağmen ucuz ve usulüne uygun teklifi seçmek zorunda kaldı. Seçim, rekabet hukukunun da ruhuna yakındır zira yasak ancak kanuni bir engel varsa kurulur. Engeli olmayan firmayı dışlamak, hem dava riski hem hizmet aksaması üretir. Üretilen risk uzun vadede belediyenin kasasını değil, sloganı korur. Slogan kasayı korumaz.

36 firma içinde Melih Gökçek döneminden sarkan isimlerin yanı sıra Yavaş döneminde konser işi yapan Enfest Organizasyon ve Festiva Organizasyon da yer aldı. Bu iki firmanın işleri mülkiye incelemesinden geçmiş ve olumsuzluk bulunmamıştı. Daha sonra savcılık fazla ödeme gerekçesiyle bazı belediye çalışanları hakkında işlem yaptı ve tutuklamalar görüldü. İnceleme ile soruşturmanın farklı sonuç vermesi, idari denetim ile ceza yargılamasının aynı fotoğrafı çekmediğini gösterir. Aynı fotoğrafı çekmeyen iki mercek, kamuoyunda çelişki gibi durur. Çelişki giderilmezse hem çalışanlar hem yükleniciler belirsizlik primine mahkûm olur. Belirsizlik primi hizmet bedelini yükseltir.

Peyzaj kaleminde eski belediye yöneticisi döneminde iş alan Onur Peyzaj’ın yeni dönemde de iş alması ayrıca dikkat çekti. Dikkat, firmanın kendisinden çok iki dönemin aynı piyasadan beslendiğini gösterir. Piyasa daralınca aynı aktörler doğal olarak yeniden karşılaşır. Karşılaşma tek başına suç karinesi değildir, karine ancak bedel, nitelik ve usul sapmasıyla kurulur. Sapma yoksa süreklilik rekabetin darlığına işaret eder. Dar piyasa, büyükşehir ölçeğinde yapısal bir sorundur ve bu sorun tek dosyayla çözülmez. Çözüm, ihaleyi kişiselleştirmek değil piyasayı genişletmektir.

İnşaat kaleminde geçmiş dönem başkanı zamanında iş alan bir firmanın bilinen ortaklarının yanında gizli ortak iddiası dolaştı. Dolaşan iddia belediyeciler arasında isim olarak biliniyor olsa da bu aşamada kamuoyuna dökülmesi dosyayı zedeleyebilir. Zedeleyen açıklama, hem soruşturmanın gizliliğini hem kişilik haklarını aynı anda aşındırır. Aşınan iki değer, gerçeği hızlandırmaz yalnızca gürültüyü büyütür. Gürültü büyüdükçe asıl evrak ikinci plana düşer. İkinci plana düşen evrak, yargının işini zorlaştırır. Zorlaşan iş de yine kısa ifade tartışmasına döner.

Bağış yardımı ve yolsuzluk riskine karşı tedbir

İhale listesinin Gökçek’in adliyeye gittiği gün Mali Şube üzerinden belediyeye iletilmesi, takvimin tesadüf gibi görünmesine yol açtı. Aslında isimler yaklaşık 1 ay önce parça parça istenmiş, son dönemde titiz bir derleme yapılmıştı. Titizlik, en küçük hatanın bütün dosyayı çökertmemesi için tercih edildi. Tercih doğru olsa da kamuoyu eşzamanlılığı siyasi bir sahne gibi okudu. Sahne okuması, idari hazırlığın teknik yüzünü gölgeler. Gölgelenen teknik yüz, denetimin ciddiyetini değil tempo algısını konuşturur. Tempo algısı ise gerçeğin yerini kolayca alır.

İçeride Melih Gökçek dosyası konuşulurken İçişleri Bakanlığı bağış ve yardım tahsilatını yolsuzluğa açık alan saymaya başladı. İddianameler ve operasyon açıklamaları, bu kalemin risk oranının yükseldiğini gösteriyor. Yükselen risk, belediye kasasından çıkan ihale bedelinden farklı bir damardır çünkü bağış bazen gönüllü bazen baskılı görünür. Baskılı görünüm, rıza belgesi olmadan ölçülemez. Ölçü konmazsa hem veren hem alan yarın aynı evrakta karşı karşıya gelir. Karşı karşıya gelmek, hizmeti durdurur ve güveni düşürür. Düşen güven seçilmiş idareyi de atanan denetçiyi de zayıflatır.

Denetim dilinde Melih Gökçek döneminden kalan alışkanlıklarla yeni dönemin bağış pratikleri aynı risk haritasına yerleştiriliyor. Harita, imar işlerinden organizasyona kadar geniş bir yüzeyi kaplar. Yüzey genişledikçe savcılığa bırakılan iş, yalnızca cezayı konuşur ortamı konuşmaz. Ortam durdukça suçun fırsatı yeniden ürer. Fırsatın ürememesi için genelge, noter belgesi ve teftiş emri gibi idari araçlar devreye alınmalıdır. Devreye alınan araçlar cezayı beklemeden riski düşürür. Düşen risk, hem kasayı hem siyaseti rahatlatır.

Emekli mülkiye başmüfettişi mahiyetiyle konuşulan çerçevede önceki yönetim döneminin başı etrafındaki soruşturma, bağış kalemini de hatırlatır hale geldi. Hatırlatma, tek kişilik bir dava değil sistem tartışmasıdır. Sistem tartışması savcıya bırakılırsa sonuç ceza maddesi olur, ortam aynı kalır. Aynı kalan ortam, yarın başka bir başkanı aynı riskle karşı karşıya getirir. Getirilen riskin önünde yasal bir engel bulunmadığı belirtiliyor. Engel yokken tedbir almamak tercihtir. Tercih kamu zararını büyütür.

Belediye denetiminde tarafsızlık ve kamu yararı

Yargı ve idare başlıklarının kesiştiği yerde Melih Gökçek tartışması, belediyenin tarafsız işlem iddiasını da test ediyor. Testin ölçütü, hangi dönemde iş aldığına bakarak firmayı dışlamak değil bedeli ve usulü tartmaktır. Tartı bozulursa hem eski dönem aklanır hem yeni dönem suçlanır, ya da tam tersi olur. Tam tersi de aynı hatadır çünkü dönem kimliği delil yerine geçer. Delil yerine geçen kimlik, Sayıştay ve mülkiye raporlarını gölgede bırakır. Gölgede kalan rapor, kamuoyunu sloganla besler. Sloganla beslenen kamuoyu ise 36 firmanın tek tek dosyasını okumaz.

Toplumsal tartışma eski başkan etrafındaki kısa ifadeyi de Yavaş dönemindeki fiyat kırımını da aynı anda taşır. İki yük aynı bellek kasını yorar ve yorulan bellek nüansı siler. Silinen nüans, konser ödeme soruşturması ile asfalt kırımını tek kaba indirger. Tek kaba inen anlatı, tutuklanan çalışanı da kazanan firmayı da aynı kefeye koyar. Aynı kefeye koymak adalet değildir. Adalet, her kalemi kendi belgesiyle okumaktır. Belgesiyle okunan kalem, hem suç varsa cezayı hem yoksa aklanmayı mümkün kılar.

Belediye ölçeğinde inşaat ve organizasyon sektörü, siyasi dalgalanmayı doğrudan fiyatlar. Fiyatlanan dalgalanma, yükleniciyi çekingen, idareciyi ürkek yapar. Ürkek idareci en ucuz teklifi bile imzalamaktan çekinir. Çekingen yüklenici ise kâr marjını risk primi diye şişirir. Şişen marj, vatandaşın yoluna, parkına ve konserine yansır. Yansıyan fatura, soruşturmanın görünmeyen sektörel etkisidir. Etki konuşulmadan yalnızca isim konuşulursa tablo eksik kalır.

Denetimin sıkılaşması doğru bir istikamettir ancak sıkılaşma selektif olursa güven üretmez. Güven, aynı sorunun aynı ölçüde her döneme sorulmasıyla doğar. Doğmayan güven, 1 ay önce parça parça gelen listenin bile şaibe gibi okunmasına yol açar. Şaibe gibi okunan teknik iş, emeği ziyan eder. Ziyan olan emek, bir sonraki teftişte memuru daha ketum yapar. Ketum memur belge saklamaz belki ama inisiyatif de almaz. Alınmayan inisiyatif hizmeti yavaşlatır.

Alınacak önlemlerin başında bağış ve yardımda noter teyidi, ihale arşivinin dönemler arası açık karşılaştırması ve teftiş onay emirlerine yolsuzluk başlığının eklenmesi gelir. Gelen önlemler cezayı beklemeden ortamı daraltır. Ortamı daralan risk, rüşvet anlatısını da bağış anlatısını da küçültür. Küçülen anlatı, mahkeme salonunu rahatlatır. Rahatlayan salon, 2 saatlik ifadeyi ya izah eder ya uzatır. İzah edilen süre spekülasyonu keser. Kesilen spekülasyon ise hem Yavaş yönetimini hem önceki yönetimi aynı hukuk diline bağlar.

Son tahlilde Ankara manzarası, kısa bir ifade tutanağı ile 36 firmanın uzun defterini aynı kareye sıkıştırıyor ve kare daraldıkça anlam taşıyor. Taşan anlam, isim benzerliğinden fiyat kırımına, konser ödemesinden bağış riskine kadar uzanıyor. Uzayan hat, kişileri kutsamak ya da linç etmekle değil kayıt, bağlam ve ölçüyle yürür. Kayıt unutuşu önler, bağlam sapmayı önler, ölçü ise ihale tartışmasını siyasetin yedeği olmaktan çıkarır. Üçü birden işlerse ne 2 saat tek başına şüphe olur ne de bir listenin 1 ay önceki derlemesi komplo gibi durur. Durmayan şüphe, ancak belgeyle durur. Belgeyle duran şüphe, okuru acele hükümden kurtarır ve tabloyu bütün haliyle görmesini sağlar.

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Sitemizin devamlılığı için lütfen reklam engelleyicinizi kapatın